Eylül 25 09:28

BU HAYAT BİR HASRETMİŞ MEĞER

BU HAYAT BİR HASRETMİŞ MEĞER

Hiçbir yerde karar, tutmuyor ruhum

Aradığı Cennet, rü’yetmiş meğer…

Milli Çözüm benim, kutlu güruhum1

Sadık dost ne büyük, nimetmiş meğer…

                                                                              

Sıklıkla bulandım, sonra duruldum

Hidayet erişti, Dosta vuruldum

Hırs ve heyecanla, boşa yoruldum

Oysa her şey nasip, kısmetmiş meğer…

 

Hidayet Allah’tan, ruha girendi

Kalbim razı oldu, nefsim direndi

Kim bizi kıskandı, kimi imrendi

Aslolan Mevlâ’ya, hizmetmiş meğer…

 

Güneş ışık saçar, nur var Kamerde

Marifet sendedir, sanma semerde

Rabbin kapı açar, gitme namerde

Yaptığı iylikler, minnetmiş meğer…

 

Gerçeği görmüyor, gafilin gözü

Allah’a dokunur, cahilin sözü

Erbakan öğretti, İslam’ın özü;

“Halka şefkat; Hakka, hürmetmiş” meğer…

 

Mü’min gayretinde, hareket vardır

Helâlin azında, bereket vardır

Haramda hıyanet, hakaret vardır

Haksız kazanç boş bir, mihnetmiş2 meğer…

 

Faizle rüşvetle, cüzdanı toksa

Ne yazar iz’anı, vicdanı yoksa

Hem yevmül mizanda, vebali çoksa

Cehennem azabı, zahmetmiş meğer…

 

Makam çıkar için, Şeytan safına

Sığınır gâvurun, kof insafına

Tövbe edip dönmez, Rahman affına

Fazilet sandığı, lanetmiş meğer…

 

Hâşâ ki hiçbir şey, O’na küfüvdür3

Kulluğun gereği, teslim şükürdür

Hakkı tutmak İman, Bâtıl küfürdür

Hak davadan caymak, cinnetmiş meğer…

 

Âlemlerin sırrı, aşk ve muhabbet

Muhabbetten hâsıl, oldu Muhammet

Nefrete boğulmuş, be hey muhannet4

Mahlûkat mayası, rahmetmiş meğer…

 

Rüya gibi geçer, hayat bir nefes

Fani beden; baki, ruhlara kafes

Hak rızası hedef, cennetler heves

Ölüm sonsuzluğa, rıhletmiş5 meğer

Bu hayat sadece, hasretmiş meğer

“Li-misli hâzâ, fel-ya’melil âmilûn.”6

 

Hep hakkı söyledim, halka dokundu

Kalbim zayıfladı, beynim yorgundu

Mezarım başında, telkin okundu

Anladım ki ölen, Ahmet’miş meğer…

 

 

1- Güruh: Horlanan ve dışlanan küçük topluluk.

2- Mihnet: Meşakkat, zor ve çetin meşgale.

3- Küfüv: Denk, eşit, benzer.

4- Muhannet: Kaypak, korkak, yarı yolda bırakan, ahmak ve alçak kişi.

5- Rıhlet: Yolculuk, yurt değiştirip göçmek.

6- “Artık çalışanlar (emek harcayıp yatırım yapanlar) asıl bunun (gibi ebedi bir saadet) için çalışsınlar (ki bu en kutlu ve kalıcı kazançtır.)” (Saffat Suresi: 61. Ayet)

Yorum Yaz