Aralık 15 03:15

BÜLBÜL COŞAR, GÜL COŞAR

BÜLBÜL COŞAR, GÜL COŞAR

Aşk ile şevk ile, zikre dalınca

Gönül coşar, gözüm coşar, dil coşar…

Aklımı derya-yı nura salınca

Feza coşar, füze coşar, yel coşar…

    

Huzurla tadarsın, zikrin hazzını

Mevla’ya sunarsın, hem niyazını

Erenler çalınca, aşkın sazını

Alem coşar, devran coşar, tel coşar…

    

Aşıklar sadıklar, döner pervane

Gafiller sanırlar, bunlar divane

‘’Hay! Hak!.’’ diye gümler, inler elvane

İhvan coşar, halka coşar, zil coşar…

    

İman ihlas çıksa, vücut olur put

Sen etme aşikâr, ağzın sırrın tut

Aldırma yangına, aşkın kahrın yut

Ocak coşar, ateş coşar, kül coşar…

    

Felekler melekler, devrana başlar

Kuşlar kelebekler, seyrana başlar

Çiçekler böcekler, hayrana başlar

Bahçe coşar, bülbül coşar, gül coşar…

    

Yürekten Allah de, yalvar Ma’buda

Arayanın yolu, çıkar maksuda

Hepsi zikre düşmüş, bak şu mevcuda

Beyin coşar, boyun coşar, bel coşar…

    

Zikrin lezzetine, varanlar bilir

Dost ile yar olan, yaranlar bilir

Hak yolda vücudun, yoranlar bilir

Beden coşar, ayak coşar, el coşar…

    

Dervişana gece, gündüz az gelir

Başkasına sünnet, ona farz gelir

Kıştan sonra bahar, gelir yaz gelir

Yağmur coşar, ırmak coşar, sel coşar…

 

Yorum Yaz