Haziran 26 11:02
AHMET AKGÜL :
  • Allah hakikat ehlini, hizmet ehlini ve gayret ehlini, onları sevdikçe dört ölümle öldürür, dört dirilişle diriltir: *Birinci aşamada, nefsin sürekli rahatlık ve ferahlık isteğini öldürür, takdire rıza ve teslimiyet onurunu ve cihat şuurunu diriltir. Takdire rıza gösteren, Allah’a teslim olan, tek başına kâinata meydan okuyabilir, bu onuru kazanır. Bunun hakkını veren, bu dereceyi aşan bu sefer ikinci merhalede... *İkinci merhalede dünyalık servet ve riyaset sevgisini Allah içinde öldürür. Ahiret ve uhuvvet huzurunu diriltir. Bu dereceyi de aşarsa üçüncü merhalede Cenab-ı Hak halktan rağbet ve hürmet beklentisini öldürür, kesret içinde vahdet olgunluğunu diriltir. O kalabalıklar içindedir, kâinat içindedir, gezer, dolaşır, iş yapar, dükkâna gider, çarşı pazara gider, ama her yerde bu milyar farklı tecellilerin gerçek sahibi Allah’ın vahdetini ve azametini unutmaz ve “Nerede olursanız olunuz Allah sizinle beraberdir” hakikatine göre hareket eder... *Bunu da aşarsa, dördüncü en önemli merhale olarak Cenab-ı Hak, o insanın benlik ve kuru bilgiçlik şehvetini öldürür, onun yerine İlahî irade ve ilham ruhunu diriltir. Allah’ın yeryüzünde yürüyen ayağı, tutan eli, gören gözü, duyan kulağı ve konuşan diliyim dediği kimselerden olur. Şu gerçeği de kesinlikle vurgulamamız lazımdır ki; Onu aradığında ve tabi emredildiği ve öğretildiği şekilde ulaşmaya uğraştığında, kesinlikle kavuşacağına garanti verilen tek ve en büyük gerçek ise, Cenab-ı Hak’kın rızasıdır." "İnsanların nerede aradıklarından ziyade, neyi aradıklarına bakmak lazımdır. İslami kılıflar ve sloganlar arkasında, nefislerinin sinsi ve siyasi arzularına ulaşmaya çalışanlar, en tehlikeli ve tahripçi insanlar olup çıkacaktır. Ama kendisi gibi herkes için de hayrı ve huzuru arayanlar ve bu amaçlarına ulaşmak için İslami ve insani metotları ve araçları kullananlar, barış ve bereketin kutlu yolcularıdır. Belki bunların bir kısmı aradıklarına ve arzuladıklarına bu dünyada ulaşamayacaklar, ama vicdani huzur ve onur içinde yaşayacaklardır. Ve unutulmasın ki, kutlu hedeflerine ulaşanlar ise, sadece arayanlar ve umutla yola çıkanlardır." Ve hele, yeryüzünde harika eserler ve görüntüler arayan insan, en büyük yaratılış harikasının, en mükemmel ve muhteşem Rabbani fabrikanın kendisi olduğunun ve ahirette hesap vermek üzere sorumlulukları bulunduğunun farkına ne zaman varacaktır!?" "Sık sık sözlerini, vaatlerini ve tevbesini bozup hatalarını tekrarlamak, akli ve ahlaki bir zaaftır ve insanı laçkalaştırıp münafıklığa taşıyacaktır." "Ahirete İman; Hayatımızın her anının ve her tavrımızın sürekli kaydedilip ona göre hesaba çekileceğimize ve amellerimizin karşılığını göreceğimize inanmak… Ahiret hayatını ve Allah’ın rızasını dünyamıza ve nefsi arzularımıza tercih ederek yaşamak demektir."