Ekim 22 02:14
AHMET AKGÜL :
  • "Atalarının veya tarikat ve cemaat üstatlarının dindarlıklarını anlatıp bununla kurtulacaklarını sananlar da, babalarının ve başkalarının yedikleri lokmalarını konuşmakla, kendi karınlarının doyacağını sanan zavallı takımı gibidirler" "Mü’min; zillete düşmeyecek şekilde onurlu, ama gurura düşmeyecek şekilde de vakur ve makul davranmalıdır. İmanın gözü ferasettir, yani sürekli uyanık ve akıllı olmak ve her konuya Kur’an nazarıyla bakmaktır. Zaten kulluk; ille de zorlu ve şatafatlı çabalar harcamak değil, her hususta görevini ve gereğini yapmaktır. Bu nedenle kendi kendimizle ve samimiyetle konuşmayı ve nefis muhasebesi yapmayı unutmamız, emredileni değil, işimize geleni yapmamız, gafletin en yaygın olanıdır. Aslında en zayıf karakterli insanlar, kendi özleriyle yüzleşmeye yanaşamayanlardır. Bu tipler, gözü açık ve uyanık geçinseler de, aslında ayakta uyuyanlardır. Oysa uyanık bir tek adam, uyuyan binlerce insandan daha güçlü konumdadır." Şu gerçeği de kesinlikle vurgulamamız lazımdır ki; Onu aradığında ve tabi emredildiği ve öğretildiği şekilde ulaşmaya uğraştığında, kesinlikle kavuşacağına garanti verilen tek ve en büyük gerçek ise, Cenab-ı Hak’kın rızasıdır." "İnsanların nerede aradıklarından ziyade, neyi aradıklarına bakmak lazımdır. İslami kılıflar ve sloganlar arkasında, nefislerinin sinsi ve siyasi arzularına ulaşmaya çalışanlar, en tehlikeli ve tahripçi insanlar olup çıkacaktır. Ama kendisi gibi herkes için de hayrı ve huzuru arayanlar ve bu amaçlarına ulaşmak için İslami ve insani metotları ve araçları kullananlar, barış ve bereketin kutlu yolcularıdır. Belki bunların bir kısmı aradıklarına ve arzuladıklarına bu dünyada ulaşamayacaklar, ama vicdani huzur ve onur içinde yaşayacaklardır. Ve unutulmasın ki, kutlu hedeflerine ulaşanlar ise, sadece arayanlar ve umutla yola çıkanlardır." Ve hele, yeryüzünde harika eserler ve görüntüler arayan insan, en büyük yaratılış harikasının, en mükemmel ve muhteşem Rabbani fabrikanın kendisi olduğunun ve ahirette hesap vermek üzere sorumlulukları bulunduğunun farkına ne zaman varacaktır!?" "Sık sık sözlerini, vaatlerini ve tevbesini bozup hatalarını tekrarlamak, akli ve ahlaki bir zaaftır ve insanı laçkalaştırıp münafıklığa taşıyacaktır." "Ahirete İman; Hayatımızın her anının ve her tavrımızın sürekli kaydedilip ona göre hesaba çekileceğimize ve amellerimizin karşılığını göreceğimize inanmak… Ahiret hayatını ve Allah’ın rızasını dünyamıza ve nefsi arzularımıza tercih ederek yaşamak demektir."