Nisan 27 05:56

Sözler

  •    İslamsız insan, Kur'an'sız irfan, imansız vicdan olgunlaşamaz... En büyük akılsızlık; başkalarına haksızlık ve ahlaksızlık yapmaktır.
  •    Herkes senin aynandır. Akıllılık; kendinin güzel yönlerininde, çirkin hallerininde, başkalarında görüp anlamandır. Çirkinliğini gördüğn aynaları kıracağına, kendini düzeltip temizlemen daha akıllıcadır.
  •    Allah'ın taksimine, yani hayır ve şerden kısmetine razı ol ki, takdire iman etmiş olasın. İbadet, hizmet ve hareketlerine nefsini katma ki, nefeslerin kıymet kazansın!...
  •    Dert edin!... Araştır ve Öğren!... Anla ki İNANASIN! Sen gerçekten inan ki, başkalarınıda İNANDIRASIN! Savunduklarını önce sen yaşa ki; başkalarına ÖRNEK OLASIN! Yaptıklarından hiçbir karşılık bekleme ki, MAKBUL OLASAN! Netice hesabı yapma ki, KAHRAMAN OLASIN!
  •    Herkesin kıymeti gayreti kadardır; gayreti ise gayesi ve hedefi oranındadır. Hedefleri ve hayalleri kutsal ve kuşatıcı olanlar, büyük adamlardır. Gayesi ve gailesi (derdi) küçük olanlar da, ayarı düşük insanlardır.
  •    Düşman gibi dine sataşanlar, şeytan gibi din istismarı yapanlar ve dünyalık hesapları için kutsalını ve davalarını satanlar; hepsi aynı ayardadır.
  •    Sadece kendisini ve ailesini düşünenler ve ``başkasından bana ne`` diyenler, şeytanın taifesidir. Çünkü şeytan da benlik ve bencillik yüzünden lanete uğramıştır.
  •    Biz Hak davanın ve Onun şahsı manevisi olan ZAT'ın kapısındaki KITMİR'leriyiz. Haşa; bu kutsal hareketin kurmayı değil, komutanı değil, birim başkanı değil; sadece hizmetçileriyiz. Hem öyle resmi ve besili değil, hasbi bir köpeğiyiz. Tehlikeli bir süreçte O'na suikastçılar ve saldıranlar olabilir düşünce ve endişesiyle Hz. Peygamber Alyhisselam Efendimizin evi etrafında ve hiç kimseden talimat almadan ve başkasına çaktırmadan gizlice nöbet tutan ve Resulullah'ın çok özel duasına mazhar olan Sahabe-i Kiram'dan Ebi Vakkas oğlu Sa'd gibi sevdamızın ve sultanımızın gönüllü neferleriyiz.
  •    Tevhid dininden dönmemek, zalim ve kafir diktatöre boyun eğmemek için şehirden kaçıp bir mağaraya sığınan gençler olan (Bak: Kehf Suresi: 9-22. Ayetleri) Ashab-ı Kehf'in sadık köpeği kıtmir bile (Kehf Suresi: 18) makbul sayılıp Kur'an-ı Kerim'de zikredilmek ve cennete girmek şerefine eriştiği halde; tarihin en büyük ve en muhteşem inkılabı olan Yeni İslam (Barış ve Bereket) Medeniyetinin ve Mehdiyet devriminin kutlu Liderinin gönüllü kıtmirlerinin, Rahmeti İlahiden mahrum bırakılacağını sananlara hayret etmekteyiz.
  •    Bakmak ve görmek farklı şeylerdir; ama hakikati sezmek daha özel bir meziyet ve hidayettir. Örneğin:
  •    Duvarda asılı bulunan ve belirli aralıklarla çalıp bizi uyaran saati duymamak ve hatta görmemek; gaflettir.
  •    O saatin, sadece rakamlarını, akrep ve yelkovanını görmek ve kendi kendine hareket ettiğini zannetmek; cehalettir.
  •    O saatin perde arkasındaki onlarca dişliyi, çarkı ve mekanik yapıyı akla getirmek ve hayalen görmek; basiret ve ferasettir.
  •    Ama asıl, o saati kurgulayan ve kuran zatı düşünmek ve bilmek ise, marifettir.
  •    Hadisi Kutside buyrulan; `` Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim ve bu maksatla alemi halk ettim`` hikmetinin bir anlamı da; ``Ey insanlar, siz benim ilmimde saklı bir hazine idiniz. Sizi size bildirmek ve habibim Muhammed'i (sav) zatıma bir ayna yapıp onda kendimi görmek ve sizlere göstermek için mahlukatı var ettim`` demektir.
  •    Kızdığımız, kıskandığımız ve kin bağladığımız kimseleri, horlamak ve hırpalamak niyetiyle; onların hata ve haksızlıklarını ayet ve hadislerle ortaya koymak ve yüzüne vurmak: Allah için tebliğ ve tavsiye değildir. Sadece kendi öfkemizi ve nefsi hakaretimizi, o kişilere yansıtmak için, Kur'an'ı ve Resulullah'ı istismar etmektir.
  •    İslam kristal bir şişe içindeki safi ve şafi ilaç gibidir. Akıllı ve insaflı doktor, o şişeden çıkardığı ilacı hastasına ölçüyle, tatlandırılmış şekilde ve tedricen verir. Ahmak kimse ise, hastasına o ilaç şişesini olduğu gibi ve hepsini zorla yutturmak için boşuna gayret gösterir... Ve tabii hastaların çoğu bu şişeyi yutamaz; yutanların da boğazına takılıverir.
  •    Tavşan besleyenin küheylan yetişdirdiğine, arpa ekenin de hurma devşirdiğine hiç rastlanmamıştır. Paslı demirden tas, ağaç kömüründen elmas yapıldığını görende çıkmamıştır.
  •    Senin yuların, nefsani gururunun veya Siyonist gavurunun elinde olduktan sonra; ha merkep olmuşsun ha deve... Ha fare olmuşsun ha fil... Ne fark eder be gafil!
  •    Küçük heveslerle, büyük hedeflere varılamayacaktır. Amacı küçük olanların, aracının büyük olması da işe yaramayacaktır. Tuvalete beygirle, meyhaneye lüks ciple gideni kimse alkışlamayacaktır.
  •    Davası hakkın ve hayrın hakimiyeti olanların, bütün sevdası ve maksadı; Allah'ın rızası ve insanlığın rahatı ve rafahıdır. Nefsü hevasını İlahlaştıran ve dünyaya tapınanların, aşk şiirleri safsatadır.
  •    Kabe'si Amerika, Medine'si Avrupa olanların, Hacca gitmesi ile Haç'a secde etmesi farksızdır.
  •    Dostunu harcayan, postunu harcamıştır. Dostunu ucuza satan, kendisini şeytana kiralamıştır.
  •    Hak, hakikat gözetmeyenlere hürmet gösterilmez. Şeriat (hukuk ve adalet) gütmeyenlere, şefaat edilmez. Tapındığın putların heykeli, ha ağaçtan, ha altından yapılsın, fark etmez...
  •    Servet ve rütbe (etiket) için, şeref ve haysiyetini rişvet verenler, ekmek parası için fahişelik edenlerden daha alçaktır. Makam ve menfaat için hak davasından cayıp dönenler ve bu döneklere mazeret ve keramet düzenler, İslam'a açıkca düşmanlık güdenlerden daha zararlı ve aşağıdır.
  •    Zalimleri büyük gören ve destek veren kimselerin izzeti nefsi ve insanlık haysiyeti kalmamıştır. Kahpeye ``kahramanlık zırhı`` giydirmek ve döneklere ``akıllılık`` sıfatı geçirmek ne işe yarayacaktır?
  •    Araştırıp düşünmeden, okuyup öğrenmeden; sadece gelenek ve görenek inancı, şeytanın oyuncağıdır. Taklidi Müslümanlık, itikadi sapıklığın açık kapısıdır.
  •    Dili uzun olanın ömrü kısa olur. Dili yaralayıcı olanın başı belalı olur. Dili tatlı olanın kabahati tez unutulur. Dili acı olanın kalbi sancılı, akibeti feci olur. Dili bozulanın, dini de bozulur. Ancak haksızlıklar karşısında susanlar dilsiz şeytan olur ve imani haysiyet ve hassasiyeti kaybolur.
  •    Yalan ve palavrayla hava atılır. ama hedefe varılmayacaktır. Yalanla, belki o anı kurtarırsın, ama bütün geleceğini karartırsın. Yılana sığınmak, yalana sığınmaktan daha karlıdır.
  •    Başkalarına hakaret edenin, onlardan hürmet beklemesi; insanlara nefret besleyenin, karşılığında muhabbet ve merhamet istemesi; hem boşunadır, hem de haksızlıktır.
  •    Tembellik, teneşir ehli cenazelerin halidir. Yürüyen karınca, yan gelen karacadan daha önce hedefine erişir.
  •    Herkesin ayarı, tarafıyla belli olur. Şeytani güçlerin safında olanların, Rahmani görüntülerine aldanmak saflıktır. Zalimleri destekleyen, dolayısıyla mazlumları ezen konumundadır.
  •    AB'den, ABD'den ve işbirlikçi partilerden hayır beklemek; akrepten hayır beklemekten daha akılsızcadır. Bin kere denenmişi, bir kere daha denemeye kalkışmak, vurdumduymazlıktan da öte, ahmaklıktır. İşbirlikçiliği, ``işbilir``lik sanmak ise en yaygın, ama maalesef saygın bir saflıktır.
  •    Şahsi heves ve hesapları için, Saadet Partili olmakla, diğer sağcı veya solcu partilerden birine katılmak arasında fark yoktur. Allah ne aradığına bakar, nerede aradığına değil. Tabi bu arada makul ve makbul amaçlar için, gayri meşru araçların kullanılmayacağını da bilmek gerekir.
  •    Döşek gibi semirmek isteyenler, eşek gibi minnet çekerler. İman ve ümit pili bitenler, zulme direnemez, tez çökerler.
  •    Faziletli adam, ``herkes su içsin ve doysun`` diye; kötü tıynetli adam ise, ``insanlar düşüp boğulsun`` diye kuyu kazar... Ve elbette herkes niyetinin karşılığını bulur.
  •    Samimiyet ve merhametle yapılan öğüt ve uyarı; şifalı merhem yerindedir. Kötü niyet ve hakaretle yapılan nasihat ise, kuyruk altına batırılan diken gibidir. Biri yatıştırır, diğeri hırçınlaştırır.
  •    Huysuz kişiyi kışkırtmak, kuduz köpeğe karışmaktan beterdir. Unutmayın, huzursuzluk uğursuzluk getirir.
  •    Kendi iktidarını, milletin ıstırabı üzerine kuranlar, sonunda ökfe infilakıyla derbeder olurlar.
  •    Büyük liderlerin, stratejik tedbir ve hedefleri, sadece kendisinde saklı bir sırdır. Çünkü Hz. Peygamber SAV Mekke'yi fetih niyetini ve projesini, herkesten saklamıştır.
  •    Elinden geldiğince herkese iyilik et. Böylece iyi kimseleri minnet, kötü kimseleri mahcubiyet altına sokarsın.
  •    Sonunda ölüm olduktan sonra, ha susuzluktan telef olmuşsun, ha suda boğulmuşsun!
  •    Doktoruna aşık olan hasta, onunla buluşmak için, sağlığına kavuşmayı değil, hastalığın devamını ister. Mevla'sına sadık ve aşık kişi de; onun takdir ettiği belayı ve onun yolunda sıkıntıya katlanmayı bal kaymak bilir.
  •    Ateş böceği gece gündüz devamlı ortalıkta ve yazı yabanda bulunuyor. Ancak güneşin ışığından dolayı gündüzleri fark edilmiyor. Ahmaklar ise onun sadece geceleri yuvasından çıktığını sanıyor!
  •    Akıllı ve hayırlı adam, hep kendisinden bilgili ve bereketli insanlar arar, daha da yücelmek için... Ahmak ve alçak adam ise, hep kendisinden aşağı kimseler içinde bulunmak arzular... Küçükler arasında büyük görünmek için.
  •    Tur dağı, dağların en küçüğüdür, ama Hz. Musa'nın ve Tecelli-i Rahman'ın sayesinde en meşhuru ve makbulüdür.
  •    Seni kıskanandan, senden korkandan ve senin kahrına uğrayandan kork! En doğrusu, hırsını ve hıncını gizli tutmaktır...
  •    Münafık ve Masondan başkan, kurttan çobana benzer.
  •    Derviş hırkası giyen riyakar, Kabe örtüsünü eşeğine çul yapan adam gibidir.
  •    Paslı demiri cilalamak, boyamak değil; önce törpüleyip temizlemek gerekir. Günah kirini tevbe ile temizlemeyenlerin, sarık cübbe giymesi neyi değiştirecektir?
  •    Güneş kışın daha çok aranır ve sevilir, çünkü süreklilik bıkkınlık getirir.
  •    Arpa kadar altın, altı bin uyuşuk ahbaptan etkilidir. Ama bir sadık ve sağlam dava yoldaşı da bin tonluk hazineye bedeldir.
  •    Büyük sevgilini kendine tercih etmedikçe, aşkın sahtedir.
  •    Nasipsiz ve beyinsiz insanı akıllandırmaya kalkışman, sonunda seni de deli edecektir.
  •    Nefsani ve şeytani dürtülerine direnemeyen, hakikate akıl baliğ değildir.
  •    Para kazanıp hayra harç etmeyen ve ilim öğrenip amel etmeyen, en ahmak kişidir.
  •    Aşırı hiddet muhabbeti, aşırı merhamet mehabeti (saygınlığı) giderir.
  •    Cahillerin takdirinden ise, alimlerin tekdirini ve tenkidini tercih etmelidir.
  •    Şeytanlar ihlasa ermiş kimselerse; başkanlar ise, ahlakan iflas etmiş kişilerle başa çıkamaz.
  •    Bir değersiz taş, mücevherden bir vazoyu kırabilir. Ama bu onu kıymetli hale getirmeyecektir.
  •    Kuvvetsiz fikir, zekavetli fakire benzer; fikirsiz kuvvet ise, cahil ve beyinsiz vezire benzemektedir.
  •    Ahmak ve alçak insanlara hürmet ve rağbet etmek, onların azgınlık ve sapkınlıklarını körüklemek demektir.
  •    Nasıl ki eşek arısı bal vermezse, döşek hırsı (tembellik) de mal gitirmez. Hak davadan döneklerden hayır, ödlek tiplerden kayır beklenmez.
  •    Kendi nefsini gören Rabbini görmez; derdini bilen ise dermansız ölmez.
  •    Kibirli insan kirli vicdan sahibidir. Mütevazı günahkar, gururlu abidden nasiplidir.
  •    Hz. Süleyman rolüyle onun yerine konulan İfrit Süleyman bir olmaz. Her tacu taht sahibi de, Sultan sayılmaz.
  •    Şiir

Bütün putların anası, nefistir.

Münafık; nefs zindanında hapistir.

Her süslüye, hoş sözlüye aldanma

Dışı güzel ama, içi habistir!  

  •    Riyakar müslümanla, sahte para basan insan aynıdır. Herkes onlara imrenir ama, o pazardan bir ekmek bile satın alamaz.
  •    Şiir

Seni de Allah besler, eşini de

Ondan bil, geleceği de, peşini de

Çünkü bebeğinin dişini veren

Aşını da verecek, işini de…

  •    Kendini yenemeyen, rakibini yenemez... Nefsini aşabilen engellerin hepsini aşabilir. Siyaset (idare etme sanatı) bilmeyen, riyaset (başkanlık) yürütemez.
  •    Şiir

Her hanım bir gonca güldür, onu tatlı söz güldürür

Her erkek aşık bülbüldür, onu da kem göz öldürür

Böcekte de, çiçekte de, tecelli eden Allah’tır.

Bu vahdete eren insan, tüm masivadan özgürdür.

  •    Şiir

Kalbin hayra, ayak şerre giderse

Adın Ahmet, tadın zahmet olmasın

İman, akıl, vicdan; el ele verse

Bu alemde, niye rahmet olmasın