SÜNNETİ İNKÂR EDEN, KÜFRÜNÜ İZHAR EDER

  • Oluşturulma : 10 Ocak 2018 - 10:46
  • Yazar :

     

Bismillahirrahmanirrahim
O (Allah), ümmiler içinde, kendilerinden (biri olan) ve onlara ayetlerini okuyan, onları (Kur’an’la ve izahıyla) temizleyip arındıran ve onlara Kitap ve hikmeti (sünneti) öğretip (açıklayan) bir Elçi gönderendir. Oysa onlar, bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içindelerdi. (Cum’a: 2)
Ve (Hz. Muhammed AS.) henüz kendilerine (sahabelere) ulaşıp katılmamış (kıyamete kadar gelecek) olan diğerlerine de (bütün insanlık âlemine Peygamber gönderilmiştir.) O (Allah), Üstün ve Güçlüdür, Hüküm ve Hikmet sahibidir. (Bu ayet Hz. Peygamber Efendimizin Nübüvvetinin ve sünnetinin kıyamete kadar geçerli ve gerekli olduğuna delildir). (Cum’a: 3)
Şüphesiz, Allah ve O’nun melekleri (ve kâinattaki tüm görevlileri ve enerji (nur) güçleri Hz.) Peygambere salat edip (dua ve destek vermektedir. Öyle ise) Ey iman edenler, siz de O'na salat edin (Hz. Peygamberin sünnetine ve hayat sistemine uyuverin ve Hakk Dinin hâkimiyeti için gayret gösterin) ve tam bir teslimiyetle O'na salatü selam verin. (Resulûllah’a saygılı ve itaatli davranın). (Ahzâb: 56)
Gerçek şu ki, (her asırda ve her fırsatta) Allah'a ve Elçisine eziyet verenler (dinine ve davasına hıyanet edenler ve Hz. Peygamberin öğüt ve öğretilerini gereksiz görenler) var ya; Allah, onlara dünyada ve ahirette lanet etmiştir ve onlar için (her iki alemde) aşağılatıcı bir azap hazırlanmıştır (vaktini beklemektedir). (Ahzâb: 57)

 

“Kur’an var; lüzumsuz, imiş Peygamber…’’
Bu söz batıl; akl-ı, selim gerektir…
Pisliğini sanır, bir misk-ü anber
Yanlışın görmeye, ilim gerektir…
      
Sade “tebliğ’’ değil, “tebyin’’ görevi
Anlatıp yaşamış, ol Yüce Nebi
Sünnetsiz din İbn-i, Seb’e türevi
Hakkı bilmek için, bilim gerektir…
      
Resulüllah nasıl, örnek alınmaz
Sünnetsiz bir rekât, namaz kılınmaz
Bu kafayla Hakta, sabit kalınmaz
Küfre kaymak milim, milim gerektir…
      
Kur’an ve sünnettir, dinin temeli
Peygambersiz nasıl, işler ameli
Bu münafıkların, gerçek emeli
Gevezelik fitne, filim gerektir…
      
Sahih hadis sünnet, İslam’ın rüknü
Resule itaat, Kur’an’ın hükmü
Kendini sanırlar, hazine gömü
Önce Peygambere, teslim gerektir…
      
Ey din tahripcisi, sorumsuz hain
Siz kadar yıkamaz, Yahudi kâhin
Karga iken kendin, sanıyor şahin
Sizi uyaracak, zilim gerektir…
      
Ümmeti dert etmez, boş laf takımı
Mü’minle uğraşır, İblis akımı
Çürümüş vicdanı, olmaz bakımı
Zikir akü; iman, pilim gerektir…
      
Herkesi ‘’sünnetsiz, dine’’ zorlayan
Mü’minleri ‘’Müşrik’’, diye horlayan
Hadlerini aşıp, huysuz hırlayan
Dillerini dilim, dilim gerektir…
      
Sünnetsiz bozulur, iman mayası
Şaşar istikamet, kaçar hayâsı
Olmuşlar Şeytanın, sapkın kâhyası
Oysa size edep, hilim gerektir…
      
Haksızlığa susan, dilsiz Şeytandır
‘’Kur’an yeter’’ diyen, bil şarlatandır
Çünkü hadis sünnet, şeriattandır
Nebinin yoluna, kilim gerektir…
      
Tevbe ile Hakka, dönüp kurtulun
Kur’an’a sünnete, sağlam tutunun
Kölesi olmayın, mantık putunun
İslam’la barışın, “silim’’ gerektir.
      
Adil Düzen lazım, yetsin bu ağıt
Ahmet Hak kılıçla, batılı dağıt
Çelik sanılır ya, bu Batı kâğıt
Zalime azab-ı, elim gerektir…