Ekim 22 02:52

USLANDIM EY DOST!

USLANDIM EY DOST!

Dalalet batağı, körletti aklım

Fıtrata İslam’a, isyandım ey Dost…

Cehalet ma’siyet, kirletti aklım

Gaflet uykusunda, paslandım ey Dost…

Bu nefsü hevadan, usandım ey Dost…

    

Sonunda hidayet, erişti şükür

Hak-Batıl seçildi, elendi küfür

Her şeyde okundu, Rabbani mühür

Kahırla belayla, uslandım ey Dost

Faniden fenadan, usandım ey Dost…

    

Derken bir Güneşe, uğradı yolum

Aydınlandı yönüm, sağım ve solum

Sarıldı duaya, davaya kolum

Kutlu bir Sultana, yaslandım ey Dost

Riyâdan nifaktan, usandım ey Dost…

    

Hakikati gördüm, hikmet öğrendim

Küfürden zulümden, hepten iğrendim

Kulluğa yöneldim, gayret giyindim

Hizmet kulvarında, koşandım ey Dost

Seraptan hülyadan, usandım ey Dost…

    

Hiç Arslan çıkar mı, uyuz vaşaktan

Ayırmaz samanı, ahmak başaktan

Hak’kı bilmeyenler, ne anlar aşktan

Ateş böceğini, nur sandım ey Dost

Temelsiz davadan, usandım ey Dost…

    

Şuura kavuştum, huzura erdim

Dermanı bulmuştum, kayboldu derdim

Gönlümü meylimi, Mevla’ya verdim

İnsanlık onuru, kazandım ey Dost

Manevi marazdan, usandım ey Dost…

      

Şeytan vesveseyle, kurarmış tuzak

Kuruntu sahibi, korkuya tutsak

Kadere inanan, kederden uzak

Sayende cihadı, kuşandım ey Dost

Gururdan günahtan, usandım ey Dost…

    

Bir avuç sadıkla, sefere çıktık

Deccal’e süfyan’a, kurşunu sıktık

Hainden zalimden, billahi bıktık

Bu fani dünyadan, boşandık ey Dost

Hayattan ve candan, usandık ey Dost…

      

İslam hayr kaynağı, nur çatısında

Hiç kusur olur mu, Hak yapısında

Şeref; Kıtmirlikmiş, Dost kapısında

Kur’an fezasına, uzandım ey Dost

Bunalttı ayrılık, usandım ey Dost…

    

Toprak hava yağmur, ab-ı Kevserin

Beş iklim dört mevsim, sıcak ve serin

Herkes Senin kulun, her şey eserin

Lütfunla donattın, ihsandım ey Dost

Cümle masivadan, usandım ey Dost…

 

Yorum Yaz