Şubat 26 14:46

ERDOĞAN’IN SİVİL ANAYASA ÇABALARI VE STRATEJİK ACABALARI!

ERDOĞAN’IN SİVİL ANAYASA ÇABALARI VE STRATEJİK ACABALARI!

ERDOĞAN’IN SİVİL ANAYASA ÇABALARI

VE

STRATEJİK ACABALARI!

        

Sn. Erdoğan’ın ve tabi yandaş ve yalaka takımının; “Sivil ve özgürlükçü bir anayasa yapacağız… Vesayetçi ve darbe eseri eski anayasadan kurtulacağız!..” palavraları altında, bütün Milli ve manevi dinamiklerimizin yozlaştırılmasına, ahlâki ve ailevi değerlerimizden uzaklaştırılmamıza kolaylık sağlayıcı, Haçlı AB dayatması talimatlar doğrultusunda tahribatçı bir metin hazırlanacağı konusunda çok ciddi kuşkularımız vardır. “Küreselleşme” ve “Dünya ile bütünleşme” kılıfı altında; Siyonist sisteme eklemleyip, milletimizi demokratik köleler haline getirme çabaları sırıtıp durmaktadır.

Anayasalar; bir ülkedeki toplumla devlet arasında ortak konsensüsle oluşan ve her kesimi bağlayıcılık özelliği taşıyan hukuki metinlerdir. Anayasaların; adil, milli, gerçekçi ve yeterli olması beklenir. Elbette bir ülkede hukukun ve huzurun hâkim olması için, sadece anayasaların doğru ve doyurucu olması yetmeyecektir, ilgili kanunların ve bunları uygulayanların da vicdani dürüstlüğe ulaşması gerekir. Yani sadece metrenin ve terazinin düzgün olması yetmez, onu kullanan elin de sahtekârlık yapmaması lazım gelir.

Hazırlanan yeni anayasa şu özellikleri taşımayacaksa, ondan hayırlı sonuçlar beklemek yersizdir:

1- Bu anayasa; temel insan haklarına, evrensel hukuk kurallarına ve çağdaş yaşam standartlarına uygun hazırlanmalıdır.

2- Ancak “Küreselleşme, dünya ile bütünleşme, demokratik ve laik çıtaları yükseltme” gibi jelatinli kılıfların arkasına sığınarak ülkemizi Emperyalist ve Siyonist Gizli Dünya Devleti’nin güdümüne sokacak, Milli hâkimiyet ve hürriyet düşüncesinden koparacak “tuzak kavramlardan” mutlaka sakınılmalıdır.

3- Yeni anayasa; her türlü peşin ön yargılardan ve ideolojik saplantılardan uzak, ilmi ve insani değerlere uygun yazılmalıdır.

4- Toplumun; farklı din ve düşünceden her kesimin özgürlük ve beklentilerini karşılamak, herkesin özgüvenini ve onurlu yaşam garantisini sağlayacak olmakla birlikte, milletimizin kahir ekseriyetini oluşturan insanlarımızın inancına, ihtiyacına ve ortak amacına uygun bir anayasa olması esastır; aksi halde Milli bünyeye uyum sağlayamadığından, eğreti bir elbise gibi kalacaktır.

5- Anayasa mutlaka “Milli” olmalıdır. Yani toplumun ananevi ve ailevi mirasına, dini ve ahlâki yapısına, tarihi ve tabii dokusuna ve Lider Ülke olma arzusuna olumlu yanıt verecek, yani doğal ve sosyal kanunlara münasip düşecek bir içerikte tasarlanmalıdır.

6- Ülkemiz ve Milletimiz üzerindeki sinsi emelleri öteden beri bilinen Haçlı zihniyetiyle şekillenen; “AB’ye uyum sürecine” ve Siyonist sömürü sermayesinin dünyayı ele geçirme projesi olan; “küreselleşme serüvenine” kolaylık sağlamak ve meşruiyet kazandırmak niyetiyle yapılacak bir anayasa, peşinen bir “ana-tasa” yani huzursuzluk kaynağı olacaktır.

7- Hazırlanacak yeni anayasa, hassas dengeleri ve Cumhuriyet değerlerini gözetip kollayacak bir duyarlılık ve tutarlılık taşımalıdır.

8- Anayasa metninde çok farklı ve aykırı biçimlerde yorumlanmaya müsait, güç ve iktidar çevrelerince kendilerine göre yozlaştırılmaya münasip bulunan kapalı ve karmaşık ifadelerden uzak durulmalı; açık ve anlaşılır bir dil kullanılmalıdır.

9- Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası tapusu konumundaki Lozan Anlaşması’nın kazanımlarını geri alacak, ertelenmiş Sevr’in dayatmalarını hortlatacak ve Lozan’ın gizli maddelerine resmiyet kazandıracak terim ve tavizlere yanaşmamalıdır.

...

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Yorum Yaz