Cengiz Çandar’dan İmralı’da Yapılan Eve İlişkin İtiraf: Öcalan’ın Adı Konmamış Statüsüyle Bağlantılıdır!
DEM Partili Cengiz Çandar, Devlet Bahçeli’nin İmralı’da Öcalan için hazırlandığını açıkladığı “özel konuta” ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yapmıştı. Çandar, bu yapının Öcalan’ın süreçte kazanacağı rol ve statü ile bağlantılı olduğunu vurgulamıştı.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin İmralı’da terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan için hazırlandığını söylediği konuta ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunmuşlardı. Çandar, söz konusu yapının yalnızca fiziki koşullarıyla değil, Öcalan’a gelecekte verilmesi beklenen rolle ve “adı konmamış statüyle” bağlantılı olduğunu hatırlatmıştı. İlke TV’ye konuşan Çandar, gazeteci Nagehan Alçı’nın Bahçeli ile gerçekleştirdiği görüşmede aktardığı İmralı’daki konut konusunu yorumlamıştı. Çandar, Bahçeli’nin daha önce doğruladığı yapının Öcalan’ın gelecekteki konumuyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, “Devlet Bahçeli’nin doğruladığı o ev, bina, konut da zaten onun kazanacağı rolle ve adı konmamış statüyle alâkalıdır” yorumunu yapmıştı. (11 Eylül 2026)
Çandar, İmralı’ya gerçekleştirilen ziyaretlerde Öcalan ile görüşmelerin zaten Bahçeli’nin sözünü ettiği evde gerçekleştirildiğini de açıklamıştı. Bahçeli’nin Nagehan Alçı’ya, “Öcalan’ın henüz söz konusu eve geçmediğini ve bunun nedeninin ‘statü’ talebi olduğunu söylediğini” hatırlatan Çandar, İmralı’daki görüşmelerin adresine ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullanmıştı.
Çandar’ın: “Öcalan, Statünün Netleşmesini Bekliyor!” İtirafı
Çandar’ın açıklamalarında öne çıkan bir diğer başlık ise; Öcalan’ın gelecekteki hukuki ve siyasi konumuna ilişkin beklentisi olmaktaydı. Öcalan’ın söz konusu yapıya geçişinin, sürecin hukuki çerçevesinin somutlaşmasıyla bağlantılı olduğunu ifade eden Çandar, şu değerlendirmeyi yapmıştı:
“Anlatmak istediğimiz hususlar; elle tutulur bir somutluk kazandığı zaman, yani statüyü belirleyecek bir sıfat elde ettiği zaman söz konusu olacaktır. Öcalan da onu bekliyor zaten.”
Çandar böylece, İmralı’daki konut tartışmasının yalnızca yaşam koşullarına ilişkin bir düzenleme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulamıştı. DEM Partili vekile göre konut, Öcalan’ın süreç içerisinde üstleneceği rol ve bu role bağlı olarak ortaya çıkması beklenen yeni statü tartışmasının bir parçasıydı. Yani terörist başına yeni bir Genel Merkez hazırlanmaktaydı!?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı ile yaptığı görüşmede, İmralı’da Abdullah Öcalan için özel bir konut hazırlandığını aktarmıştı. Ancak Öcalan henüz bu konuta taşınmamıştı. Bahçeli bunun gerekçesini ise Öcalan’ın bir “statü” talep etmesine bağlamıştı. Bahçeli, “Öcalan’ın Çerçeve Yasa’nın hayata geçirilmesini ve ilgili kurulların işlemeye başladığını görmesinin ardından söz konusu eve geçmek istediğini” hatırlatmıştı. Özetle, Abdullah Öcalan’a “özel, hatta özerk bir STATÜ” sözü verildiği anlaşılmaktaydı, ama Cumhur İttifakı bunu halkımızdan saklamaktaydı!
Kürdistan Bölgesi Peşmergeleri Tek Çatı Altında Toplanmıştı
(Genel) Kürdistan Bölgesi Peşmerge Bakanı Şoreş İsmail, 70’inci ve 80’inci tugayların Peşmerge Bakanlığı çatısı altında tamamen birleştirilmesi ve yeniden düzenlenmesi sürecinin tamamlandığını açıklamıştı. Bu birleşmeyle Kürdistan Bölgesi’nin artık birleşik bir güce sahip olduğu vurgulanmıştı. Süreç, hassas, askeri ve planlı bir şekilde yürütülmüş ve tüm güçler tek bir komuta ve kontrol düzeyinde yeniden yapılanmıştı. Bakan İsmail, bu başarının Kürdistan Bölgesi Başkanı, Başbakan, Başbakan Yardımcısı ve ABD öncülüğündeki Koalisyon Güçlerinin destekleriyle elde edildiğini aktarmıştı.[1]
Yoksa, PKK’nın sözde silah bırakanları da bu ABD ve İsrail güdümlü yeni Peşmerge Ordusuna mı katılacaklardı?
MHP’li Celal Adan’dan Cumhur İttifakı’nda Tartışma Yaratacak Çıkış: “Birinci parti MHP olmalı!”
MHP’nin önde gelen isimlerinden İstanbul Milletvekili Celal Adan önümüzdeki dönemde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın yeniden seçilmesini istediklerini aktarıp Meclis’te ise MHP’nin birinci parti olduğu bir Türkiye’ye ihtiyaç olduğunu vurgulamıştı.
Önümüzdeki seçimler öncesi Cumhur İttifakı’nın AKP kanadından partilerinin oy oranına ilişkin iddialı rakamlar ortaya atılırken MHP kanadından ise ilginç bir çıkış yapılmıştı. TBMM Başkanvekili ve MHP’nin önde gelen isimlerinden, İstanbul Milletvekili Celal Adan, “Önümüzdeki dönem Cumhurbaşkanımızın tekrar seçilmesi, parlamentoda da MHP’nin birinci parti olduğu bir Türkiye’ye ihtiyaç var” uyarısı yapmıştı. MHP’ye yakın Türkgün gazetesindeki habere göre Adan, sözlerinin devamında da “Ayrıca yapacağımız en önemli hadiselerden bir diğeri de verdiğimiz mücadelede, hırsızın, arsızın nefesinin kesileceği bir sistemi de inşa etmemiz lazım” ifadelerini kullanmıştı.
Acaba MHP, yeni dönemde “Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı” ve bazı etkin Bakanlıkları istemeye mi başlamıştı?
Yandaş GENAR Araştırma Şirketine Göre: Toplumun %67,3’ü, AKP’lilerin ise %31,8’i Artık Ekonomiye Güven Duymuyorlardı!
Melih Gökçek… Alihan Kuriş… İdris Naim Şahin… İBB davası, YENİ Parti-CHP ayrışması… Siyaset ve istihbarat dünyası bunları konuşurken Türk-İş’in son raporu unutuldu. Sendika, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimlerinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay, düzenli olarak araştırma yapıyor. 2026 Ağustos ayı sonuçlarına göre;
– Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 37.388,30 TL’ye ulaşmıştı.
– Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 121.786,00 TL’ye çıkmıştı.
– Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 48.305,38 TL’yi aşmıştı!..
İktidara yakın GENAR araştırma şirketinin 128 sayfalık raporuna göre; AKP’ye oy verenlerin sadece %2,8’i en başarılı alan olarak ekonomiyi görüyorlardı…
Toplumda ekonomi yönetimine duyulan güven düzeyi sadece %30’lardaydı!
%32,2’si “Hiç güvenmiyorum”, %35,1’i “Güvenmiyorum” diyor. Yani toplumun %67,3’ü ekonomi yönetimine güven duymuyorlardı.
“Siyasi parti tercihlerine göre toplumda ekonomi yönetimine duyulan güven düzeyi” oranlarına da bakalım.
AKP’lilerin %24,9’u “güvenmiyorum”, %6,9’u “hiç güvenmiyorum” yanıtını veriyorlardı. Toplamda AKP’lilerin %31,8’inde “güven” kalmamıştı. %47,2 de “güven” besliyorlardı
MHP’lilerin %24,4’ü “güvenmiyorum”, %29,2’si “hiç güvenmiyorum” yanıtını veriyorlardı. Toplamda MHP’lilerin %53,6’sı Cumhur İttifakı’nı “güvensiz” görüyorlardı. Sadece %24,4’ü de “güveniyorum” noktasında buluşmuşlardı.
...
MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ...